Ahiyan: Ahilik Kültürünü Tanıtım Sitesi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Ahiyan: Ahilik Kültürünü Tanıtım Sitesi

OSMANLI GEMİLERİ

E-posta Yazdır PDF


Prof.Dr. İdris BostanProf. Dr. İdris Bostan’ın 25 yıllık bir çabaya dayanan araştırmaları, açık ve kesin bir biçimde ortaya koyuyor ki, Türkler asla sırtlarını denize dönmemişler ve Osmanlı denizciliğinin boyutlarını uluslararası bir düzeye taşımışlardır.

Erhan Afyoncu, İdris Bostan ile konuştu ve Bostan’ın şu sıralar piyasaya çıkan kitabının can alıcı noktalarını öne çıkardı…

Tarih boyunca, Türklerin hep denizlerden uzak kaldığı anlatılır. Bunun nedeni, denizcilik tarihimizle ilgili fazla araştırma yapılmamış olmasıdır.

Osmanlı denizciliği konusunda 25 yıldır arşivlerde araştırmalar yapan ve bu alanda, dünyadaki birkaç uzmandan biri olan Prof. Dr. İdris Bostan’ın Nisan 2005’te Bilge Yayınları arasında çıkan ‘Kürekli ve Yelkenli Osmanlı Gemileri’ isimli yapıtı, denizciliğimize nasıl da haksızlık ettiğimizi, bilgi ve belgelerle ortaya koyuyor.

Osmanlı Gemileri - Prof.Dr. İdris BostanProf. Dr. İdris Bostan, araştırmalarına dayanarak, Osmanlıların Akdeniz’deki bütün gelişmeleri takip ettiklerini ve en büyük gemileri inşa etmekte hiç de zorlanmadıklarını ortaya koyuyor.

İdris Bostan’ın da altını çizdiği gibi, 1571 İnebahtı, 1770 Çeşme ve 1827 Navarin deniz muharebelerinde, Osmanlı donanmasının tamamının imha olduğu mağlubiyetlerden sonra bile, çok kısa sürelerde eskisinden geri kalmayacak yeni donanmaların inşa edilmesi, Osmanlı denizciliğinin gücünü gösteriyor. 

Osmanlı denizciliği konusundaki yüzlerce desen, resim, gravür ve minyatürle bezenmiş ‘Kürekli ve Yelkenli Osmanlı Gemileri’ adlı yapıtıyla denizciliğimize farklı bir bakış açısı getiren Prof. Dr. İdris Bostan, kitabının Önsöz’ünde şu çok çarpıcı satırlara yer veriyor: “İmparatorluğun son dönemlerine kadar, gemi inşa sanayiini kendi imkânları ile yürütmeyi başaran Osmanlıların, çağdaşı devletlerin hiçbirinde görülmeyen bu üstünlüğü bile henüz yeterince incelenmemiştir.” Bu tespitin sahibi Prof. Dr. İdris Bostan ile, Türklerin dünya denizlerindeki macerasını konuştuğumuzda, kendisine ilk sorumuz, “Türklerin tarih boyunca denizlerden uzak kaldığı anlatılır. Bu konuda neler söylersiniz?” şeklinde oldu.

Devamını oku...
 

Ahi Yâran Meclisinde Bir Gece

E-posta Yazdır PDF


Osman ÇEVİKSOY 

Nasip kısmet…

Çankırı Ahi Yâran MeclisiBir yıl önce, Mehmet Akif Erbaş’ın yâran meclislerini konu alan ödüllü belgeselini izlerken bu geleneğin Çankırı’da bozulmadan devam ettiğini öğrenmiştim. Ahiliğin temel prensipleriyle toplumun her kademesinde görev alacak üstün karakterli insanlar yetiştirmeyi hedefleyen “yâran” ocağının yakılıyor ve yaşatılıyor olması gerçekten heyecan vericiydi. Yâran meclislerinin belgeseldeki canlılığıyla yaşadığına tam olarak inanmak istiyordum. Bunun en kestirme yolu da bir yâran meclisinde bulunmaktı. Avrasya Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu olarak Çankırı Ahi Yâran Meclisi’nden davet alınca sanırım en çok heyecan duyan ben oldum.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Deliömeroğlu, Başkan Yardımcısı Ali Akbaş, yönetimden Osman Çeviksoy (ben), İran Türkmensahra’dan sanat tarihçisi Abdurrahman Deveci olmak üzere dört kişi 30 Ocak 2010 Cumartesi günü 15.15 otobüsüyle yola koyulduk.
Sis ve yağmur dışında hava muhalefetiyle karşılaşmadık.
Yolculuğumuz güzel geçti.

Sıcak karşılama…

Otobüs terminalinde bizi, Türk Ocakları Çankırı Şubesi Başkanı Ali Harmancı, yönetimden Çankırı Yazarlar ve Sanatçılar Derneği Başkanı Ahmet Kurt, Nuri Erkenci karşıladı. Dostça, içten bir karşılamaydı bu. İnceden inceye çiselemekte olan yağmur bizi ıslatmasın diye Nuri Bey minibüsü neredeyse otobüsün kapısına dayamıştı. Terminalden doğruca Türk Büro Sen Çankırı Şubesi Başkanlığına götürüldük. Orada bizi bekleyen Başkan Metin Memiş, Emekli Edebiyat öğretmeni, aynı zamanda Çankırı Aksakallarından Fikri Demirok ve Nüfus Müdürü İlyas Haliloğlu’yla tanıştık. Fikri Bey’in eski halini bilenler sakalın ona yakıştığını söylediler. İlyas Bey, on gün önce dede olmuştu, ihtiyarlık imasında bulunmak suretiyle ona takılarak sevincini paylaştılar…

Yâran meclisinde yemeği ancak gece yarısına doğru yiyebileceğimiz için arkadaşlar hazırlık yapmışlardı. Tıka basa olmamak kaydıyla karınlarımızı doyurduk. Mecliste yemek yemezsek, gevşek davranırsak cezası vardı. Bu bilginin ne kadar gerçek olduğunu meclis yemeğinde anlayacaktık.

Takdim ve tanışmadan hemen sonra başlayan yemek ve çay faslında devam eden sohbet ne kadar tatlıysa saatin hangi ara 19.30 olduğunu anlayamadık. 20.00’de Yâran Meclisi’ne kabul edilecektik. Gecikmek olmazdı. Yıllarca yâranlık yapmış Fikri Bey bizleri kısaca bilgilendirdi. Meclise kabul vaktimiz yaklaştıkça heyecanımız ve merakımız artıyordu. Yakup Bey yâran meclislerinin yabancısı olmadığından rahattı.

Hükümdar huzuruna çıkar gibi…

Çankırı Ahi Yâran Meclisi

Bir önceki belediye başkanı tarafından Ahi Yâran Meclisi Gençlik Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği’ne tahsis edilen Yâran Evi’ne gittik. Meclisten önce misafir evine (odasına) alındık. Orada, içeriye nasıl gireceğimiz, nasıl selam vereceğimiz, sonra ne yapacağımız bir kere daha hatırlatıldı.

Hükümdar huzuruna alınacakmışız gibi bir duyguya kapıldım. Derken elinde turasıyla Çavuş geldi.
“Buyurun misafir ağalar!” dedi.
Çavuş önde, biz arkada yâran evine girdik.
Ev geniş, yüksek ve ahşap tavanlıydı. Duvarlar, iki boy işlemeli siyah kare kumaşlarla simetri gözetilerek süslenmişti. Karşı duvarın tam ortasında ocak vardı. Süslü ocağın iki yanında ve bitişik duvarlar boyunca minderli, yastıklı sedirler uzanıyordu. Minderlerin üstü, yastıklar halı kaplıydı. En görkemli iki köşe, ocağın sağ yanındaki Büyük Başağa’nın, ocağın sol yanındaki Küçük Başağa’nın köşeleriydi. Üzerleri kapalı, yanları tüllü, minderleri yüksek, işlemeli, büyük, beyaz yastıklarla desteklenmişti. Taban tamamen halılarla kaplıydı. Ortasında ocak yanan duvarın Küçük Başağa tarafında “Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi!” Büyük Başağa tarafında “Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi!” yazılıydı.

Devamını oku...
 

Bir Kültürel Nehir: AHİLİK

E-posta Yazdır PDF


Nevval SevindiHerkes iş geliştirme, markalaşma, girişimcilik peşinde koşturuyor. Yerel kalkınmanın önemini yavaş yavaş kavrayan yöneticiler, işadamları ve politikacılar bir şeyler yapma peşinde.

Her yan fokurdayan bir kazan gibi buharı üstünde, heyecanlı. Bunların hepsi çok güzel elbette.

Ancak ne AB kadın girişimci eğitimleri, ne herkesin marka uzmanı olması ve pazarlaması bir model geliştirmeye yetmiyor.

‘Biz “biz” olmadan nasıl bir ortak payda etrafında felsefemiz var edilecek?’ sorusu cevapsız. Ortak değerler alanı yaratmamız ortak ideal getirecektir. İdeolojiyle bölük pörçük doğranmış zihni dünyamızın ve hayat tasavvurumuzun yeniden inşası felsefi bir zemin doğuracak bize.

Galip Demir1000 yıllık Ahilik geleneğini ve felsefesini ExpoChannel’da özel bir programda Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfı Başkanı Galip Demir’le üç saat tartıştık. Gelen telefonlar inanılmaz bir heyecanla kültürel kökten kopan çığlıklar gibiydi. Eski, tarihte unutulmuş bir dinî akım sananların bile olduğu Ahilik elbette bir “yol”du. O nedenle bugün biz yolsuzluk sözcüğünü kullanıyoruz. Ahilikte sahtekarlık yapan, eksik gramajda ekmek satan “yolsuz” ilan edilirdi. Bu yoldan çıkana bütün kapılar kapanırdı. 
 

Devamını oku...
 

Anadolu’da Bir Kadın Teşkilâtı : Bâcıyân-ı Rûm

E-posta Yazdır PDF


ANADOLU BACILARI

Bacıyan-ı Rum / Anadolu BacılarıOsmanlı Devleti'nin kuruluşunda, Türk unsurla­rın ne türden fedakarlıklar yaptıkları ve nasıl insanüs­tü bir gayret sarfettikleri, bu­günden bakılınca daha da netlik kazanıyor. Adeta ''kellele­rini koltuklarına alarak'' Anadolu'nun yeniden İslamlaşması ve Türkleşmesi için çaba sarfeden pek çok Teşkilâtın içinde biri var ki, bir yönüyle benzerlerinden kesin olarak ayrılıyor: Bâcıyân-ı Rûm. Fatma Bacı isminde ve Hacı Bektaş-ı Ve­li hazretlerine yakınlığı ile bilinen tasav­vuf ehli bir kadının önderliğinde kurulan bu kadın Teşkilâtı, özellikle İslamlaştır­ma çalışmalarına aktif olarak katılması ve asker Teşkilâtında kilit roller üstlen­mesiyle, modem anlamda bir ''sivil inisiyatif örgütünün'' belki de en sağlam ör­neklerinden birini teşkil ediyor. Bâcıyân-­ı Rûm, Anadolu'da faaliyet gösterirken o dönem Avrupa'sının, kadınlarını engizis­yon mahkemelerinde susturmayı marifet zannetmesi de ayrıca şayan-ı dikkattir.  

Türk tarihinde ilk kez Âşıkpaşazâde'nin XIII. yüzyıl Anado­lu'sunda varlığından bahsettiği Bâcıyân-­ı Rûm (Anadolu Bacıları) Teşkilâtı, tari­himizin en ilginç konularından biridir. Âşıkpaşazâde, Osmanlı Devleti'nin ku­ruluşunda rolleri olan dört taifeden bah­sederken, “... ve hem de bu Rûm'da dört taife vardır: Kim misafirler içinde anılır biri Gaziyân-ı Rûm ve biri Abdalân-ı Rûm ve biri Bâcıyân-ı Rûm ve biri Ahiyân-ı Rûm...” şeklinde sıralamış, üçüncü sırada Anadolu Bacıları Teşkilâtından bahsetmiştir. Müellif de­vamla, “...imdi Hacı Bektaş, bunların içinden Bâciyân-ı Rûm'u ihtiyar etti kim Hatun Ana'dır anı kız edindi...” diye kaydeder[1]. Âşıkpaşazâde, bu Teşkilât ile ilgili kitabının sadece bir yerinde bahse­diyor, fazla bilgi vermiyor.
 

Devamını oku...
 

Çorumlu Esnaflar Ahilik Haftası'nı Kutluyor

E-posta Yazdır PDF


Çorum'da Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) tarafından çeşitli etkinliklerle kutlanan Ahilik Kültürü Haftası, renkli görüntülere sahne oldu.

Çorum'da Ahilik HaftasıAhilik geleneği, her yıl 12-18 Ekim tarihleri arasında Ahilik Kültürü Haftası etkinlikleri ile hatırlanıyor. Bu yıl 22'incisi gerçekleştirilen Ahilik Kültürü Haftası, Çorum'da çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) tarafından Hürriyet Meydanı'nda program düzenlendi. Vali Vekili Ergün Güngör, Belediye Başkan Vekili Zeki Gül, Milli Eğitim Müdürü Aytekin Girgin, Kültür ve Turizm İl Müdürü Ali Özüdoğru, ÇESOB Başkanı Yalçın Kılıç, daire müdürleri ve vatandaşların katıldığı etkinlikler, Mimar Sinan Halk Eğitim Merkezi halk oyunu ekibinin gösterileriyle başladı. Çorum Belediyesi Mehter Takımı'nın konseriyle devam eden etkinlikler kapsamında Mimar Sinan HEM ve ÇESOB tarafından açılan stantlar gezildi.

Protokol mensupları ve vatandaşlar, ebru yapılan stant ile yaşlı bir berberin yaptığı sakal tıraşını ilgiyle izledi. Törenin sonunda Aşçılar ve Lokantacılar Odası tarafından yufka ekmek, bulgur pilavı ve şurup dağıtıldı. (CHA)

 

Adana'da Ahilik Haftası ve Esnaf Bayramı Kutlamaları

E-posta Yazdır PDF


Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın genelgesi gereği Adana'da bu yıl ikincisi düzenlenen Ahilik Haftası ve Esnaf Bayramı kutlamaları, ikinci gününde renkli görüntülere sahne oldu.

Atatürk Parkı 75.Yıl Sanat Galerisi bahçesinde düzenlenen törende, meslekte 40 yılın üstünde hizmeti bulunan 80 yaşındaki Adana Tatlıcılar ve Pastacılar Esnaf Odası Başkanı Hakkı Başman yılın ahisi seçildi.

Esnaflar tarafından çiçeklerle karşılanan Adana Valisi İlhan Atış, kutlamalara son anda mazereti nedeniyle gelemeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ı kısa bir süre bekledikten sonra törenlerin başlamasını istedi.

Kendisinin de bir esnaf çocuğu olduğunu ve üzerinde esnaf hakkı bulunduğunu ifade eden Atış, "Sanatkar adı benim kanaatimce zanaatkarlar olarak söylenmeli. Zanaatkarlarımıza da saygılarımı sunuyorum. Haftanızı kutluyorum" dedi.

Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Kazım Barışık da, bu yıl Adana'da ikinci kez kutlanan Ahilik Kültür Haftası ve Esnaf Bayramı'nın tüm esnaf için hayırlara vesile olmasını diledi. Barışık, iyiyi, doğruyu, güzeli benimsemiş olan Ahilik kurumunun bu yanlarını yeni nesillere aktarmak ve öğretmek amacıyla bu anlamlı günün kutlandığını söyledi.

Bir ülkenin sosyal ve iktisaden kalkınmasının ancak kendi tarihî değerlerinin, günün şartlarına göre yeniden yorumlanmasıyla mümkün olacağını kaydeden Barışık, geri kalmışlıktan ileri medeniyet seviyesine ulaşan Japonya gibi birçok gelişmiş ülkenin bunu gösterdiğini vurguladı.

Devamını oku...
 

Ahilik Haftası ve Esnaf Bayramı - Denizli

E-posta Yazdır PDF


Ahi Sinan Esnaf, Tüccar ve Sanayiciler Yardımlaşma Derneği (AHİYAD) Başkanı Ali Ordu, Ahi Sinan Türbesi'nin yerinin tespit edilerek aslına uygun inşa edilmesini istedi. 

Her yıl Ekim ayının ikinci haftasında kutlanan Ahilik Haftası ve Esnaf Bayramı ile ilgili açıklamalarda bulunan AHİYAD Başkanı Ali Ordu, bir toplumun en değerli varlıklarından birisinin de yaşatılan kültür değerleri olduğunu belirterek, "Zengin bir kültüre sahip olan Türk Milleti, bu değerlerini koruyarak, bozulmadan, gelecek nesillere aktarabilmiş ender milletlerden biri olmuştur. Türk sosyal ve ekonomik hayatının gelişmesinde önemli yeri olan Ahilik Teşkilatı da, halkımız tarafından günümüze kadar yaşatılmış bir geleneğimizdir. Bu geleneği çağımızın şartlarına uygun hale getirerek yaşatmak bizlere düşen en önemli görevlerden biridir" dedi. 

Çalışma hayatımızın düzenleyicisi olan Ahilik kültürünün akıl, ahlak, bilim ve çalışma prensipleri üzerinde temellenerek, sevgi, kardeşlik ve karşılıklı dayanışma kuralları içerisinde yoğrulup Türk Milleti'ne has bir kültür hazinesi haline geldiğini söyledi. Bundan dolayıdır ki ahiliğin tüm Anadolu'ya yayılıp, Müslüman-Türk halkından kabul gördüğünü anlatan Ordu, şöyle konuştu: "Ahilik geleneğinin tam anlamıyla yaşatıldığı dönemlerde Türk Milleti idari, askeri ve ekonomik anlamda dünyanın en güçlü devleti haline gelmiştir. 600 yıl yaşayan, 3 kıtaya hükmeden Osmanlı Devleti'nin temelinde ahilik geleneğinin büyük önemi var. Akıl, bilim, ahlak ve çalışma prensiplerine dayanan Ahilik Teşkilatı, yüzyıllarca karşılıklı dayanışma, sevgi, saygı, hoşgörü ve adalet bilincini taşıyan esnaf ve zanaatkar yetiştirmiştir." 

Devamını oku...
 

İzmir Esnafı Ahilik Haftası'na Hazırlanıyor

E-posta Yazdır PDF


İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, her yıl coşkuyla kutladığı Ahilik Haftası'nı bu yıl 12-18 Ekim tarihleri arasında, Ahilik Haftası İl Kutlama Komitesi tarafından belirlenen program çerçevesinde düzenlenecek etkinliklerle gerçekleştirecektir.

13.08.2009 tarih, 26966 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 'Ahilik Haftası Kutlama Yönetmeliği' doğrultusunda, İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İzmir Ticaret Odası, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü, Ege Bölgesi Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Bölge Birliği temsilcilerinden oluşan komite tarafından belirlenen çalışmalara bu yıl Halk Bankası da destek vermektedir.

Hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle Ahi felsefesinin ve Ahi Evran kurallarının topluma tanıtılması hedeflenmektedir.

Devamını oku...
 

Çanakkale’de Ahilik Haftası Kutlamaları

E-posta Yazdır PDF

 

Çanakkale Ahilik HaftasıÇanakkale’de Ahilik Haftası’nın 12–18 Ekim 2009 tarihleri arasında kutlanacağı bildirildi.  12-18 Ekim tarihinde yapılacak olan 14. Ahilik Kültürü Haftası, Çanakkale’de düzenlenecek olan çeşitli etkinliklerle kutlanacak.  

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) ile Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nce ortaklaşa kutlanacak “Esnaf Bayramı” etkinlikleri 12 Ekim 2009 Pazartesi günü saat 09.00’da protokol ziyaretleriyle başlayacak.
İl kutlama komitesi hafta sebebiyle valilik, Çanakkale Belediyesi ile Boğaz ve Garnizon Komutanlığını ziyaret edecek.Ahilik Haftası kapsamında protokol ziyaretlerinin ardından, 12 Ekim Pazartesi günü saat 10.30'da Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Vurucu, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk sunacak. Törende Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Vurucu’nun günün anlam ve önemi ile ilgili konuşmalarının ardından ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Tezcan bir konuşma yapacak. Çelenk töreninde yapılacak olan halk oyunları gösterisi ardından katılımcılara ikramda bulunulacak. Daha sonra tarihi yerler ve askeri müzelerin gezilmesinin ardından ilk günkü kutlamalar sona erecek. Ahilik Haftası ile ilgili kutlamaların ikinci gününde ise sanayi bölgesindeki sağlık ocağında sağlık taraması yapılacak. Aynı gün tarihi yerler gezilecek. 14. Ahilik Kültürü Haftası kutlamaları kapsamında 14 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan sağlık taramasının ardından, ÇAKADER Daniş Acar Huzurevi sakinlerine yönelik kuaförlük hizmeti verilecek. Aynı gün saat 21.30’da Ton Tv’de panel düzenlenecek. 15-16 Ekim tarihlerinde vatandaşlara ücretsiz sağlık taraması yapılacak. 17-18 Ekim tarihlerinde ise tarihi ve askeri müzelerin gezilmesiyle Ahilik Haftası kutlamaları sona erecek. 14. Ahilik Kültürü Haftası kutlamalarına, esnaf ve sanatkarların yanında vatandaşlarında katılabileceği kaydedildi.

Çanakkale Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Vurucu; “Ahilik Kültür Haftası'nın ve esnaf bayramının ülkemize ve dünyamıza barışı, kardeşliği, hoşgörüyü, kederden uzak sevinçli günleri getirmesini diliyorum. Ülkemizin ve dünyamızın barışa, birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Bunu gerçekleştirmek, ahilik kültürüne inanan bütün sivil toplum kurumlarının asli görevidir” dedi.

 

Ahilik Kültürü ve Esnaf Bayramı - Antalya

E-posta Yazdır PDF


AESOB Kaybolmaya Yüz Tutmuş MesleklerAntalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) tarafından geleneksel hale getirilen Ahilik Kültürü ve Esnaf Bayramı'nın bu yıl 13.sü kutlanıyor. 12-18 Ekim tarihleri arasında kutlanan hafta dolayısıyla iki yarışma düzenlendi. Otantik hediyelik eşya yarışması ve kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerle ilgili fotoğraf yarışmasında dereceye giren eserler açıklandı.

Otantik hediyelik eşya yarışmasına, profesyonel, yetişkin ve öğrenci olmak üzere üç ayrı kategoride 37 eser katıldı. AESOB Başkan Vekili Ömer Duman'ın Jüri Başkanı, Akdeniz Üniversitesi'nden Doç. Dr. Erol Kılıç, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nden Nadir Akkulak, Büyükşehir Belediyesi'nden Pervin Gürbüz, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden Aysun Çobanoğlu, Azize Kahraman Halk Eğitim Merkezi'nden Berna Göker ve Sanatçı H. Mahir Özkardeş'in jüri üyeliğini yaptığı yarışmada, 5 eser dereceye girdi.

AESOB Otantik Hediyelik Eşya YarışmasıProfesyonel kategorisinde birinci ve üçüncülüğe değer eser bulunamazken, ikinciliği Turgay Aydın aldı. Serpil Ergül Çakan'ın eseri ise mansiyon almaya hak kazandı. Yetişkin kategorisinde, birinci ve ikinciliğe değer eser bulunamazken üçüncülüğü Rabia Çil, mansiyon ise Rabia Çoban'a verildi. Öğrenci kategorisinde de Serpil Acar mansiyon almaya hak kazandı.

Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerle ilgili bu yıl ilk kez düzenlenen yarışmaya ise yoğun bir katılım gerçekleşti. Çeşitli illerden 40 fotoğraf severin 135 eserle katıldığı yarışmanın Jüri Başkanlığını AESOB Başkanı Orhan Tolunay, jüri üyeliklerini ise TRT Eski Bölge Müdürü Kenan Değer, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nafia Ö. Hanyaloğlu, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet İstek, Foto Muhabirleri Derneği Antalya Temsilcisi Emin Demir, Fotoğraf Sanatçısı Nizamettin Özmen ve Antalya Fotoğrafçılar Kitapçılar Kırtasiyeciler Odası Başkan Vekili Hüseyin Bozdoğan yaptı.

Jüri üyelerinin yaptığı değerlendirme sonunda, birinciliği Kocaeli Gölcük'ten Melih Sular, ikinciliği Adapazarı'ndan Nevzat Yıldırım, üçüncülüğü ise Trabzon'dan Ali Mermertaş kazandı. Yarışmada, Kocaeli Gölcük'ten Nuri Çoban ve Ankara'dan Erol Çınar'ın eserleri mansiyon almaya hak kazandı.

Yarışmalara gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirten AESOB Başkanı Orhan Tolunay, "Fotoğraf yarışmasını bu yıl ilk kez düzenlememize karşın, birçok ilden çok sayıda fotoğraf sever yarışmamıza katıldı. Otantik hediyelik eşya ve kaybolmaya yüz tutmuş meslekler fotoğraf yarışmamızı geleneksel hale getireceğiz." dedi.

Yarışmada dereceye girenlere ödülleri, 12 Ekim Pazartesi günü Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenecek Ahilik Haftası ve Esnaf Bayramı etkinliklerinde verilecek. Ayrıca, yarışmaya katılan bütün eserler, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde sergilenecek.

CHA 05.10.2009

 


Sayfa 2 - 3