Ahiyan: Ahilik Kültürünü Tanıtım Sitesi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Ahilik Tarihi Bir Kültürel Nehir: AHİLİK

Bir Kültürel Nehir: AHİLİK

E-posta Yazdır PDF


Nevval SevindiHerkes iş geliştirme, markalaşma, girişimcilik peşinde koşturuyor. Yerel kalkınmanın önemini yavaş yavaş kavrayan yöneticiler, işadamları ve politikacılar bir şeyler yapma peşinde.

Her yan fokurdayan bir kazan gibi buharı üstünde, heyecanlı. Bunların hepsi çok güzel elbette.

Ancak ne AB kadın girişimci eğitimleri, ne herkesin marka uzmanı olması ve pazarlaması bir model geliştirmeye yetmiyor.

‘Biz “biz” olmadan nasıl bir ortak payda etrafında felsefemiz var edilecek?’ sorusu cevapsız. Ortak değerler alanı yaratmamız ortak ideal getirecektir. İdeolojiyle bölük pörçük doğranmış zihni dünyamızın ve hayat tasavvurumuzun yeniden inşası felsefi bir zemin doğuracak bize.

Galip Demir1000 yıllık Ahilik geleneğini ve felsefesini ExpoChannel’da özel bir programda Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfı Başkanı Galip Demir’le üç saat tartıştık. Gelen telefonlar inanılmaz bir heyecanla kültürel kökten kopan çığlıklar gibiydi. Eski, tarihte unutulmuş bir dinî akım sananların bile olduğu Ahilik elbette bir “yol”du. O nedenle bugün biz yolsuzluk sözcüğünü kullanıyoruz. Ahilikte sahtekarlık yapan, eksik gramajda ekmek satan “yolsuz” ilan edilirdi. Bu yoldan çıkana bütün kapılar kapanırdı. 
 

 

Bugün dilimizde bile yaşayan Ahiliği anlamak yerine onu tozlu raflarda unutmayı yeğleyen aydınlar, akademisyenler ve politikacılar büyük bir hatanın mimarıdır. Çünkü 11. yüzyıldan itibaren bir model geliştirmiş, bu modeli hem felsefi hem pratik sonuçlarıyla yaşatmış kültürümüzden yararlanmamak cahillikten başka bir şey değil. Ahilik bugünün değerlerini o yüzyıllarda topluma mal etmiş ve bugün özlenen değerleri ve ahlakı topluma yerleştirmiştir. Ahiliğin şeffaflık, dürüstlük, kötü söz söylememe, haset etmeme, sevgi, tolerans ve cömertlik değerleri bugün lazım değil mi? En büyük değer olarak dayanışmayı öne çıkaran ve toplumsal dayanışmayı yerelde başarıyla uygulayan Ahiler örgütledikleri sandıklarla ilk güvenlik ve emeklilik gibi işlemleri gerçekleştirdiler. Borç alanın parayı hortumlaması söz konusu olamazdı. Sistemin temel direği kontrol mekanizmasıydı. Her şey her an kontrol edilir ve ceza-ödül sistemi şaşmaz bir şekilde uygulanırdı.

Ahilik basit bir lonca sistemi değildi. Çünkü insan tasavvuru üstüne oturmuştu. Bu insanın müzik, raks, estetik, edep, erkân bilmesi için eğitilirdi. Ahi gençler çocukluktan itibaren çırak olarak sosyal bir dünyanın parçası olurdu. Nasıl yemek yiyeceğini, nasıl oturup kalkacağını öğrendiği gibi mutlaka müzik aleti çalardı. Ruh inceltmesi sağlanırdı. Mini bir devlet modeliydi aynı zamanda. Yerelde bulundukları yeri kadın-erkek savunurlardı. Devletle toplum arasında arabuluculuk rolünü oynadılar her zaman. Bu rol “ombudsmanlık” adıyla İsveç’e transfer oldu, oradan bütün Avrupa’ya. İsveç’te 1713 yılında kurulan ombudsmanlık, başarılı olunca da 1809’da anayasal bir kurum haline getirilmiş. Ombudsmanlık kurumu, Ahilik kurumundan esinlenerek hayata geçirilmiştir. Ahilik kurumunun liderinin seçimi demokratik usulde yapılır, göreve getirilen kişide, dürüstlük, liyakat, tarafsız olma özellikleri aranırdı. Bağımsız ve tarafsız bir kurum olarak faaliyet gösteren, hakların korunmasında halkın vekilliği görevini yerine getiren Ahilik yerel demokrasiyi yüzlerce yıl uyguladı.

Pratik bilgiler eğitimi usta-çırak ilişkisi içinde öğrenilir. Bugün ‘Ahilik eğitim sistemini’ Almanya uyguluyor ve başarılı olmuştur.

Ahilik sadece folklorik bir kutlama günü değildir. Ya da ahkam kesilecek eski bir görenek de sanmayın onu. Bugünün değerleriyle sentezlenebilen bu felsefi KOBİ kültürünü yeniden hayata geçirme vaktidir. Yoksa herkes kendi adasında çırpınır durur, Ahilik nehri de akar durur. Bu konuda medyada, akademik dünyada, politik dünyada el birliğiyle yapılacak “kültürel yeniden üretim” süreci modeli oluşturmada önemli bir adımdır.

Ahilik çok modern bir sistem ve sosyal yapılanmaydı. Dünyanın ilk kadın girişimcileri Ahiliğin kurucusu Ahi Evran’ın karısı Fatma bacı tarafından kuruldu. “Baciyan-ı Rum” denilen kadın esnaflar kültürümüzde kadın erkek birlikteliğinin en güzel örneğidir. Kadın erkek girişimciliği ülkenin bağnaz zihinlerini aşacak tek örgütlenmedir.

Nevval Sevindi