AHİYAN

Ahilik Kültürünü Tanıtım Sitesi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Haberler Günümüzde Ahilik Nasıl Olmalı?

Günümüzde Ahilik Nasıl Olmalı?

E-posta Yazdır

 

Kuru Kuruya Ahilik

GEÇMİŞTEKİ her güzel hasletimizi hatırlamak gibi, Ahilik teşkilatını da senede bir hatırlamak güzel ve insana “bak biz eskiden neymişiz” duygusunu tattırıyor.

Tıpkı atalarımızın dünyaya hâkim olduğu yılları düşündüğümüzde, aidiyet duygusuyla beraber gururlandığımız gibi.

Ne var ki birçoğumuz, geçmişteki güzel özelliklerimizin olmasının; bizim bugünümüze bir ateşleyici özellik veya tecrübe anlamında bir getirisinin olması gerektiği düşüncesinde olsa da, atalarımızın özellikleri pratikte pek işimize yaramıyor.

Konumuz Ahilik.

Ahilik haftasında, resmi mesajlar maşallah sağanak halinde geliyor.

İyi de oluyor.

Bir esnaf teşkilatı olan Ahilik teşkilatının amacının, sosyal bir organizasyon olmasının yanında asıl adam gibi adam yetiştirmek olduğunu, az çok hepimiz biliyoruz.

Ahilik; mensuplarının manevi eğitimine önem veren, hatta birinci derecede amacının ahlaki özelliklerle mücehhez / donanımlı esnaflar yetiştirmek olduğunu bildiğimiz bir teşkilattır.

Bunları biliyoruz.

Ama asıl yapılması gerekeni yapmıyoruz.

Şudur asıl yapılması gereken:

Madem ki Ahilik ilkeleri, bizim ulaşılmasını arzu ettiğimiz ahlaki donanımlar içermektedir, o halde bugün, içinde bulunduğumuz zamanda bu ilkelerin neresindeyiz ve o ilkeleri hayata geçirmek için esnaf teşkilatı (DESOB) ve yerel yönetimler olarak neler yapabiliriz, buraya çoktan geçmiş olmamız gerekir.

İşe şuradan başlanabilir:

1- Ahilik ilkelerini içinde bulunduğumuz zamana güncellemek.

2- Ahilik ilkelerinin günümüzde nasıl uygulanabileceğini tartışmak.

3- Genel politikalarla, Esnaf odalarının ve yerel yönetimlerin konu bağlamında sorumluluklarını belirlemek.

Aklıma ilk gelen bunlar.

Hatta belki, belki değil mutlaka, Ahilik şartnamesindeki maddelerin bazılarının hiçbir ilave düzenleme gerektirmeden uygulanabilirliği vardır da haberimiz yoktur.

Mesela pazaryeri esnafından bazılarının alışkanlık haline getirdiği sağ gösterip sol vurma (birinci sınıf malı gösterip üçüncü sınıfını çakma) meselesinin üstesinden nasıl gelineceği konusunda kafa yorulabilir.

Veya ne bileyim, vitrinine yüzde seksen indirim yazısı yazan esnafın kazancının sorgulanabilirliği konularına kafa yorulabilir.

Bu ve benzeri hiçbir üretkenlik göstermeden her yıl kutlanan Ahilik Haftası, kusura bakmayın ama dostlar, bana biraz yasak savma gibi geliyor.

Eğer bu bir “emir komuta” meselesiyse, bunu en başta “Ahilik Haftası kutlanacak, kutla!” emrini verenler sorgulamalıdır.

http://www.duzcepostasi.com/makaledevam.asp?id=1925